Aktuelles

Hac

 

Hacılarımız artık gerçek bir haç yaparak ülkelerine dönmesini diliyorum. Käbeye 100 metre de 5 yıldızlı otelde yemek içinde şuda içinde buda dahil diyerek haccı turistik gezi modundan çıkarıp gerçek hüviyetine büründürerek kısmet olup buraya kadar geldiğinize şükrederek Derin tefekküre dalarak o mahşeri kalabalığa bakarak o insanların hangi zorluklarla hangi düşünce ve proplemlerle meşgul olduklarını arkada bırakıp geldikleri ülkelerinin ve yakınlarının güvenli güvensiz bir şekilde geldiklerini düşünerek bir ümmet bilinciyle hareket etmelidirler. Peygamberimiz SAV in zamanında asrı saadette sahabe nasıl yaşadı ne zorluklar çektiler ne gibi imkanları vardı veya neyle kaşılastılar bunlar ve daha fazlasını düşünüp o mübarek beldelerde geçirdiğimiz her saniyeyi bir nimet bilerek değerlendirmeliyiz.

 

Bu vesile ile tüm islam aleminin kurban bayramını teprik eder sağlik sıhhät ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi dilerim.

 

 


 Zürich, 30 Temmuz 2019

 

Muhterem Cemaatımız ve değerli müslümanlar!

 

KURBAN BAYRAMI 11 AGUSTOS PAZAR 2019

 

Yüce Allah ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

 

Elhamdulillah bir kurban bayramına daha kavuşmak üzereyiz. İnşallah  11 ile 14 Agustos 2019 tarihleri arasında idrak edeceğiz.

Muhterem cemâatımız! Her yıl olduğu gibi bu yıl da ihtiyaç sahiplerine  ulaştırılmak üzere kurban  kampanyası başlatmış bulunuyoruz.bu sene de somalideki kardeşlerimiz için kampanyamız devam edecek camimizdeki listeye kaydınızı yaparak bağış yapabilirsiniz.

 

Bu yıl Somali için bir kurban bedeli Kücükbaş için 120.-sfr  Büyükbaş için tümü (5 ortak olunabilir)

500.-sfr dır.  Türkiyedeki Talebe yurtlarında kestirmek isteyenlere de ücret  200 sfr dır.

Cenab ı Allah keseceğiniz kurbanları ve yapacağınız hayır hasenatı kabul etsin.Amin.

 

Teşrik tekbirleri, arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar getirilen tekbirdir. (Allah-u ekber Allah-u ekber lailahe illallah-u Allah-u ekber Allah-u ekber velilla ilhamd)

 

Değerli kerdeşlerim! İnşaallah 11 Austos Pazar günü kurban bayramının birinci günüdür ve bayram namazı saat 07:00 de kılınacaktır.

 

Camimizdeki Faaliyetler.

Muhterem cemaatımız! Camimiz beş vakit ibadete açıktır., hafta sonları Çocuklar için Din eğitimi kuran dersleri ile birlikte.Yetişkinler için Cumartesi akşamı ve Pazar sohbetleri devam etmektedir.

İki hanım hoca refakatında Çarşamba ve hafta sonları kız talebelere ve hanımlara din bilgisi ve kur an eğitimi verilmektedir.

Cenab ı Allah her şeyin maddiyatla ölçüldüğü bir devirde böyle manevi bir ortamdan  faydalanmayı herkese nasip etsin.

Camimizdeki hizmetlerin devamına katkısı olan, kantinimiz açıktır. Helal et ve et mamullerinizi temin edebirsiniz.

 

2019 yılı içinde camimize yapmış olduğunuz maddi ve manevi yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Bütün İslam âleminin ve sizlerin kurban bayramınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını cenab-ı Allah’tan niyaz eder, sağlık, sıhhat ve afiyetler dileriz.

 

                                                                                                         Baskan: Yasar Özdemir

 

 

   Camiye yardım hesabı Islamische stiftung KONTO: 80-151-4  IBANG  CH3700700110003151087


İsviçrede İmsak vakitlerine dikkat;

 

Buralarda namaz vakitleri bütün sene oluşmaktadır. Ancak yaz aylarında yatsı geç, İmsakda erken olmaktadır. Bunda bazı zorluklar vardır.

Kolaylık olsun diye; Diyanet takviminde değişikliğe gidilmiş, yatsı bütün sene akşamdan bir saat 20 dakika sonra; imsak ise sadece yaz

saatlerinde güneşden birbuçuk saat evel olarak takdir edilmişdir.

Bu durumda yatsı vaktinden önce kılınmış oluyor. İmsakda şafakdan, en az bir saat sonra yapılmış oluyor. Bazı takvimlerde de yatsı çok geç, imsakda çok erken yazılmışdır.

Tabiiki imsakiyeler birbirini tutmamaktadır,

 

Biz ise; birkaç sene evel emekli hoca efendilerle yaptığımız istişare

neticesinde; İmsakda diyanetin önceki senelerdeki imsakına uygun,

yatsıyıda akşamdan bir saat kırk dakıka sonra olarak, takvim ve

imsakiyelerimizi yapmayı kararlaştırmışdık.

Her ferd ALLAH C.C.hüye karşı mes’üldür.

Diyoruzki; Bir saat daha kısa oruc tutacam diye oruçlarımızı tehlikeye atmayalım!!!

Sadece livechillah beyan ediyoruz..... vesselam.

Ramazanı Şerifiniz mubarek olsun.

11 Şa'ban 1435

idare heyeti

 


Bir “Kurtuluş Savaşı” masalı
20 Mayıs 2013 Pazartesi 00:20
farukkose@yeniakit.com

Dünkü yazıda “Kurtuluş Savaşı”nın koskoca bir yalan olduğunu söyleyip detayı bugüne bırakmıştım. Sözü dolandırmadan doğrudan konuya gireceğim: Öyle yedi düvele karşı verilmiş bir “Kurtuluş Savaşı” yoktur.

Yoktur da niçin var biliniyor? Çünkü millet hakikatleri bilmiyor, hatırlamıyor. Çünkü millet, “Kurtuluş Savaşı” denilen süreç sonunda sadece “İslam Devleti”ni ve topraklarının çok büyük kısmını değil, hafızasını da kaybetti. Çünkü milletin siyasi, sosyal, kültürel, hukuki, ameli, tarihi, coğrafi ve hatta imani ve İslami hafızası silindi. Bu yüzden hakikatler hatırlanamıyor.
Şimdi okullarda okutulan “resmi tarih” kitaplarındaki bilgileri önümüze alıp bakalım.
Trakya’dan Artvin’e kadar Karadeniz Bölgesinde savaş oldu mu? Hayır.
Doğu Anadolu Bölgesinde savaş oldu mu? Hayır. İran sınırları zaten 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması’dan bu yana değişmedi. Sovyetler Birliği ile olan sınırlar, savaş yapılmadan, Gümrü Andlaşması ile belirlendi. Gerçi, Kazım Karabekir komutasındaki Türk ordusunun bir harekatı olmuştu; ancak bu, işgale karşı değil, Sevr ile boşaltılan illere yeniden askerin girmesinden ibaretti.
İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde savaş oldu mu? Hayır. Hatta Trakya Bölgesi ve İstanbul bile savaş görmedi. İngilizler kendiliğinden çekilip gitti.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne gelince... Antep, Maraş, Urfa ve Adana’da yapılan savaşlar ile Ankara Hükümeti arasında hiçbir alaka yok. M. Kemal ve arkadaşları bu illerdeki savaşları organize etmiş de değil, sevk ve idare etmiş de değil. Bu illerin halkı, çoğu din alimi olan yerel önderlerin arkasında direnişe geçip, kendi savaşlarını vererek bölgelerini düşman işgalinden kurtardılar.
Gelelim Ege Bölgesi’ne... İngilizlerin desteğiyle İzmir’e çıkan Yunanlıları zaten halkın kurduğu yerel direniş cepheleri perişan etmişti. İlerleyen Yunanlılar, Ankara Hükümetinin doğrudan yönettiği askerlerle karşılaştı. Yani Ankara Hükümeti, sadece Yunanlılarla yaptığı Sakarya Savaşını yönetti. İnönü Savaşları bile şaibeli; İnönü Savaşları diye bir şeyin olmadığını iddia edenler var. Hadi o da olsun. Bu durumda ortaya çıkan hakikat tablosu şu:
M. Kemal Hükümetinin yaptığı tek savaş, Yunanlılarla savaştır. Hatta “Büyük Taarruz” bile savaş değildir; Yunanlıların çekildiği bölgelere, peşinden Türk Ordusunun girmesinden ibarettir.
Yani “Kurtuluş Savaşı” denilen şey, hepi topu bu kadar; sadece Yunanlılarla yapılan savaştan ibaret.
Şimdi bu savaşlar verildi de ne oldu, ona bakalım.
Misak-ı Milli sınırları içindeki Batum’dan ve tüm Kafkasya’dan vazgeçtik. Yine Misak-ı Milli sınırları içindeki Musul ve Kerkük’le beraber, içinde Filistin’in de bulunduğu bütün Arap topraklarını terk ettik. Hatta Hatay’ı bile... Misak-ı Milli sınırları içindeki Batı Trakya’yı ve tüm Ege Adalarını ise, “yenmek”le övündüğümüz Yunanlılara bıraktık.
Bu durumda başka bir hakikat daha ortaya çıkıyor: Kurtuluş Savaşı denen şey sadece Yunanlılarla yapılmıştı ya, o savaşın galibi de biz değiliz, Yunanlılar! Şaka yapmıyorum, hakikat öyle. Bakınız, Yunanlılar İzmir’e girdiğinde Batı Trakya ve Ege adaları bize ait değil miydi? Yunan’ı -güya- İzmir’de denize döktük de ne oldu? Batı Trakya ve Ege adaları Yunanlılarda kaldı. Yani savaştan kazançlı çıkan, savaşın galibi biz değil, Yunanlılar oldu.
Demek ki, bize “Kurtuluş Savaşı” diye yutturulan şey, aslında bir masaldan ibaret. Peki, o halde “kurtulduğumuz şey” nedir?
Osmanlı toprakları 20 milyon kilometrekareye ulaşmıştı. Birinci Dünya Savaşına girildiğinde 5 milyon kilometrekare eldeydi. Yani Sevr kabul edilmediğine göre, Lozan Andlaşması için oturulduğunda, topraklarımız 5 milyon kilometrekareye yakın iken, geriye 783 bin kilometrekare kaldıysa bu, 4 milyon kilometrekarelik toprak kaybı demek değil mi? Eğer kurtulmak buysa, Filistin’den, Bağdat’tan, Şam’dan, Kahire’den, Trablus’tan, Hicaz’dan, Kafkasya’dan, Ege adalarından vb. kurtulmuş olduk. Yani aslında kurtulmadık; yıkıldık, parçalandık.
Şimdi şöyle bir kurgu yapalım. Eğer “kurtarıcılarımız” bizi kurtarmasalardı da, işgal altına girseydik ne olurdu?
İşgalciler Hilafet’i kaldırırlardı. Kur’an hükümlerini hayattan uzaklaştırır, Kur’an’ı yasaklar, ayaklar altına alırlardı. Rasulallah’ın önderliği kalmazdı. Bazı camilerimiz yıkılır, satılır, başka amaçlarla kullanılırdı. Ezanımız yasaklanırdı. Dilimiz, alfabemiz değişirdi. Kültürümüz, geleneğimiz terk edilirdi. Kadınlarımızın tesettürü açılır, kılığımız-kıyafetimiz yasaklanırdı. Ahlâkımız, sosyal yapımız bozulurdu. İslam siyasal, sosyal, hukuki, iktisadi ve benzeri alanlarda hayattan uzaklaştırılırdı.
Yerine ne gelirdi? İslam Hukuku yerine Avrupalıların hukuku, İslami yaşantının yerine Avrupalıların yaşantısı getirilirdi. Kur’an İncil’e, cami kiliseye, imam papaza benzetilirdi. Devlet Laikleştirilir, insan dinsizleştirilirdi. Vs. vs.
Peki, kurtulduk da ne oldu?
Zaten tam da bunlar oldu. Hilafet’ten kurtulduk. Kur’an’dan kurtulduk. İslam hukukundan, Şeriat’tan kurtulduk. Kültür ve geleneklerimizden kurtulduk. Kılık kıyafetimizden kurtulduk. Alfabemizden kurtulduk. İslam’dan kurtulduk! Özgürlük bilincinden, İslam kardeşliğinden, Ümmetin diğer toplumlarından kurtulduk. İşgalcilerin kanatları altında bir başımıza kaldık.
İşgalciler kalsaydı bundan kötüsü olmayacaktı. Demek ki işgalciler, zaten istediklerini elde etmeyi garantiledikleri için gitmişler.
Sahi, bunun neresi kurtuluş?


Kurban 2013

 

Değerli müslümanlar elhamdulillah bir kurbana daha kavuşmak üzereyiz Müslümanların iki bayramın dan biri olan kurban bayramını inşaallah 15 ekim salı günü itrak edeceğiz .

 

Arefe günü sabah namazinda baslayip bayramin 3. Günü ikindiye kadar 23 vakit Teşrikk tekbiri getirecegiz

 

(Allahü ekber, Allahü ekber, La ilahe illallahü, Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd)

 

diyerek bu görevimizi ifa etmiş olacağiz.

 

Tabiki bölgemizde ve tüm islam ülkelerinde yaşanan savaş ve kaosların içinde bayram geçirecek kardeşlerimizi düşünmeden edemiyoruz Bizler bu bayramlarıda vesile ederek gerek maddi gerekse dualarımızla zor durumda olan kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettirmeliyiz.

Camilerimizdeki bayram öncesi hava

Her kurban öncesi olduğu gibi bu kurban öncesinde değisik islami kuruluşlardan veya tanıdığımız çevrelerden diğer islam ülkelerinden gelen kardeşlerimiz aracılığı ile kurban listeleri hazırlayıp ilan ederek cemaata aracılık ederek dünyanın bir çok yerine kurbanları ulaştırmak için çaba sarf edilmektedir. Bu da müslümanlar arasında yakınlaşmaya tanışmaya ve yardımlaşmaya vesile olmaktadır ve bayramların bereketide bu olsa gerek. Allahın vermiş olduğu nimetleri bir kardeşimizle paylaşmamıza vesile olan bu mübarek kurban bayramına kavuşturduşu için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.

 

Islam ülkeleri Devrilen diktatorlar ve onları müslümanların başına musallat edenler kolay kolay pes etmeyeçeklerdir makamlarını kaybetseler böl ve parçala taktiğiyle araya fitne sokarak çürük düzenlerini devam ettirmek istiyorlar.ve mezhep savaşlari çıkararak kendi ellerini hiç bir şeye sürmeden müslümanları bir birine düşürerek sömürü çarkının devamını istiyorlar.korkuya gerek yok onlarda yolun sonuna geldiler artık kendi başlarının derdine düşdüler içimizdeki ayrı görüş ve inançları kaşıyarak çarklarını sürdürmek istiyorlar bunuda insanlık adına yaptıklarını söylüyorlar. Müslümanlar ülkemiz de dahil devletin tüm kademelerinden uzak tutuldular askeriye den bürokrasi den eğitim den siyasetten tüm sistemler dini ve kültürel değerlerimizi yok saydılar ve yok etmek için her şeyi yaptılar tabiki bu gibi donanımlar dan mahrum olan müslümanlar tekrar ülkelerinin yönetimini ele alıp istikrarlı bir düzen kurmaları kolay olmayacak bunun zamana ihtiyaci var Allah inanan müslümanlara yardım etsin.

 

Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes

Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es...

Necip Fazıl

 

 

...............................................................................................................................